İşletmeler İçin Etkili Linkedin Reklamları Nasıl Verilir?

Özellikle Türkçe arayüz geldikten sonra Linkedin’in de suyu çıktı. Taciz mesajları, bunların ekran görüntüsünü alıp yayınlayanlar, çok etkileşim aldığı için sürekli tacizden şikayet edenler, iş aradığını söyleyip aradığı işin yetkinliğine sahip olmayanlar, siyasi paylaşımlar vb. Gördüğünüz gibi burayı da bitirdik.

Bazen faydalı paylaşımlar yapanları görüyorum. Etkileşimleri neredeyse sıfır. Bir de ABD’de Pulse’da yazanlara bakıyorum. Etkileşim çok fazla.

Az çok kendi yaptığım paylaşımlardan da biliyorum. Ne zaman birini eleştirsem ve daha agresif bir tutum sergilesem çok fazla etkileşim alıyorum. Ne zaman faydalı içerikler paylaşsam çok çok daha az etkileşimim oluyor. Bu durum biraz üzücü, fakat ne olursa olsun profesyonel bir imaj yaratmak ve sektördeki insanlarla iletişim kurmak için hala Linkedin’den daha önemli bir sosyal medya platformu yok.

Linkedin şu an 430 milyondan fazla üyeye sahip ve bu hiç de azımsanacak bir rakam değil. Tabii nicelik ve nitelik açısından bakarsak olaya, tamam tamam susuyorum. 🙂 (Özellikle de son zamanlarda Türkiye’de kullanımı doğru bulmadığım için bunu söylüyorum. 🙂 )

Yine de hala umut var diyerek, reklam modellerine geçeyim ben…

Linkedin Reklam Modelleri

Linkedin üzerinden metin reklamları, görüntüleme esaslı/ display reklamlar, dinamik reklamlar, sponsorlu içerikler ve sponsorlu InMail oluşturabiliyorsunuz.

  • Metin reklamları, Linkedin’in en basit reklam modeli. Kısa bir metin ve tercihe bağlı olarak küçük bir fotoğraf ile bu reklamları verebiliyorsunuz. Kullanıcılar bu reklamı, ekranlarının en üst kısmında ya da sağ tarafta görüyor.
  • Görüntüleme esaslı/ display reklamlar, Linkedin’in ana içeriğinde sağ tarafta görünen standart görsel reklamlar olarak karşımıza çıkıyor.
  • Dinamik reklamlar, display reklamlar ile aynı konumda görünüyor, fakat reklamı kişiselleştirmek için kullanıcının profilinden bilgiler kullanılıyor. Örneğin; bağlantılarından birinin spesifik bir gruba katıldığını ya da belirli bir firmayı takip ettiğini aktarabiliyorlar.
  • Sponsorlu içerik, kullanıcıların düzenli yayınlarında (feed) kendiliğinden görünüyor. İşletmeler bu reklam modelini, Linkedin profillerinde ya da online’da farklı bir yerde yayınladıkları içeriği tanıtmak için kullanabiliyor.
  • Sponsorlu inmail, kişiselleştirilmiş reklamcılığı bir adım daha ileri taşıyan bir reklam modeli. Özellikle pazarlamacılara, Linkedin üzerinden farklı kullanıcılara kişiselleştirilmiş mesajlar gönderme imkanı veriyor. Hatta InMail, okunurluğun artması için kullanıcı online ve aktif olduğunda geliyor. Neler neler düşünüyorlar görün. 🙂

Bir de reklam verirken mutlaka aşağıda yazdıklarıma bir göz atın…

1- Jargon uzmanlığınızı gösterin

Her sosyal platformunda olduğu gibi Linkedin’de de herkese hitap edemezsiniz. Bu yüzden hitap ettiğiniz kitleyi göz önünde bulundurarak, içeriklerinizi bu şekilde oluşturmalısınız. Özellikle sektörünüzde bilgi sahibi olduğunuzu yansıtmak istiyorsanız, aşırıya kaçmamak şartı ile jargon kullanabilirsiniz.  Çünkü sektör dilini aşırı düzeyde kullanmak, insanların reklamınıza ilgisini azaltabilir.

2- Reklamınız amaca yönelik olsun

Pazarlamacıların yüzde 71’i işletmeleri için Linkedin kullandığını belirtiyor. (Bu istatistik ABD’de yapılmış tabii… Türkiye’de yüzde 10 bile değildir bu oran.) Dolayısıyla yurtdışında Linkedin reklamlarında bir rekabet söz konusu iken Türkiye için bunu söylemenin pek doğru olmayacağını düşünüyorum.

Hani Linkedin’e reklam vermezsiniz ya ( 🙂 ) verirseniz diye söylüyorum, reklamınızın doğru insanlara ulaştığında emin olmak için, reklamınızı amacınız olan kişilere yönlendirin.

Linkedin’de reklamınızı; sektöre, iş tipine, şirkete, becerilere, kullanıcıların dahil olduğu gruplara, konuma, cinsiyete ve yaşa göre yönlendirebiliyorsunuz.

** Buraya kadar her şey çok güzel. Umarım “CEO, Founder, Entrepreneur” hedef kitlenizde değildir. Yoksa reklam bütçenize yazık olur. 🙂

3- Görsel ekleyin

Her sosyal ağ için bunu söyle söyle dilimizde tüy bitti. Sosyal medyada paylaştığınız bir içerikte görsel kullandığınızda, etkileşim yüzde 150’den fazla artıyor. Bu yüzden Linkedin reklamlarınıza bir görsel eklemek onu kitleniz için daha ilgil çekici hale getirebilir. Fakat görsel seçerken, reklamda sunduğunuz içeriğe uygun görseller seçtiğinizden mutlaka emin olun.

4- Birkaç opsiyon deneyin

Linkedin, reklam kampanyalarınız için en az üç reklam seçeneği kullanmanızı tavsiye ediyor, ancak 15 farklı varyasyon yaratmanıza da imkan sağlıyor. Tek bir kampanya için farklı reklamlar yaratarak hangi versiyonun daha iyi işlediğini görebilirsiniz. Böylece reklamlarınızı nasıl yapılandıracağınız hakkında daha fazla fikir sahibi olursunuz.

**Linkedin tamamen otomatik olarak tıklanma oranı en yüksek olan reklamları size gösteriyor.

**Reklamlarınızı manuel olarak izleyebiliyor ve performansı düşük olanları durdurabiliyorsunuz.

5-Bütçe belirlerken akıllı davranın 

Linkedin, reklam kampanyalarınız için günlük bütçeler belirlemenize ve teklif vermenize imkan sağlıyor. Bütçeniz, bir reklam için günlük ne kadar harcamaya hazırsanız o kadar. Teklifiniz ise, reklamınızın ne kadar sıklıkla görüneceğini belirliyor. Herhangi biri Linkedin sayfasını ziyaret ettiğinde, bir açık arttırma oluyor. En yüksek teklifi veren reklam sahibi kazanıyor ve bu kişi o markanın reklamını görüyor.

Rekabet olan kitleler için durum daha farklı tabii… Yani daha pahalı. Zaten pahalı kardeşim daha ne kadar pahalı olabilir ki diyorsanız, daha az rekabetin olduğu spesifik kitleler için teklif verebilirsiniz.

6- Performansı değerlendirin

Linkedin kampanyanız süresince her pazarlama inisiyatifinde olduğu gibi, kampanyanın gelişimini takip etmeli ve periyodik olarak değerlendirmelisiniz. Hangi reklamların en etkili olduğunu görmek için link tıklama oranı (CTR) gibi istatistiklere ve kazanılan müşterilere bakmayı ihmal etmeyin. Linkedin, yüzde 0.025 link tıklama oranını iyi olarak değerlendiriyor. Bu oranı ister beğenin ister beğenmeyin, reklamınızın performansında bir düşüş görmeye başlarsanız, bu reklamı daha farklı bir şey ile değiştirmenin vakti gelmiş olabilir.

Bunlara ek olarak, kampanyanızın performansını analiz etmek, reklamlarınızın zaman içinde daha etkin hale gelmesini sağlar çünkü neyin daha iyi iş çıkaracağını, neyin çıkarmayacağını görebilirsiniz.

** Başlığı “Bıktım Artık Bu Linkedin Tacizlerinden” yapsam daha iyi bir etkileşim alacağımı bilmeme rağmen, bu şekilde bırakmayı tercih ediyorum. 🙂

Kaynak: GIF

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir