Living With Yourself [Notlarım]

Living With Yourself [Notlarım]

Bu aralar nasıl bir boşluk içindeysem, hiç izlemediğim kadar dizi izledim. Şu an Netflix’i sömürüyorum desem yeridir. La Casa De Papel, Atiye, The Witcher, You… Bunlar Netflix’in sürekli önerdiği ana ekranımda yer alan diziler. Hepsini bitirdik şükür. 🙂 Biraz da film izleyeyim derken, Living With Yourself’i gördüm. Film olduğunu düşündüm ve hemen yorumlara bir göz atayım dedim. Fakat film değil, dizi çıktı. Yorumları okuyunca da hoşuma gitti. Yine başladım bir dizi serüvenine…

Living With Yourself İnceleme

Paul Rudd, dizide yakın zamana kadar oldukça başarılı olan ama şu an hayatından bezmiş bir reklamcı olan Miles Elliot karakterine can veriyor. Miles Elliot, hepimizin zaman zaman hissettiği gibi işinde, evliliğinde yani kısacası hayatının her alanında kendini bitmiş biri olarak görüyor. Hikaye bir dizi flashback ile anlatılıyor, ancak Miles ve Kate ile ilk tanıştığınızda, evliliklerden sıkılmış, bezmiş ve yorgun bir çift görebilirsiniz. (Yorgunluk derken, çocukları olması için uzun süren tedavi sorunları sonucu.)

Birgün aynı yerde çalıştığı, daha önce ezik olduğunu düşündüğü, ama o buhran içindeyken yıldız gibi parlayan bir iş arkadaşının tavsiyesi ile özel bir spa’ya gidiyor. Tüm olay da aslında bu spa seansından sonra başlıyor. Çünkü spa dışarıdan sadece bir masaj salonu gibi görünse de, insanların daha iyi klonlanmış bir versiyonunu yaratan ve orjinalini toprak altına gömen yasadışı bir merkez olarak faaliyet gösteriyor. Spa merkezi tarafından toprağa gömülen Miles Elliot karakteri, gömüldüğü yerden kurtuluyor ve evine döndüğünde Miles II diyeceğimiz klonlanmış, daha iyi bir versiyonu ile karşılaşıyor.

Biz de burada görüyoruz ki, orijinal Miles’ın düz, yağlı görünümlü saçları, gözlükleri var. Miles’ın klonu ise, daha tarz ve  gözlük takmıyor.

Senaryo oldukça mizah dolu şekilde ilerliyor. Miles II, hayatının her alanında orijinal Miles’dan daha iyi. Miles’ın yıllardır yazdığı oyunu bitiriyor, evde akşam yemeği yapıyor, karısı Kate’e iyi davranıyor ve işinde de oldukça başarılı olmaya başlıyor.

Eee tabii bu durumda da orijinal Miles’da bir takım kıskançlıklar başlıyor. Derken Kate de durumu öğreniyor. İşler iyice sarpa sarıyor. Sonrasında yaşananları yazarsam iyice her şeyi söylemiş gibi olacağım. O yüzden kısa kesiyorum.

Sonuç olarak orijinal kusurlu hali, karısının da tercihi oluyor. Şuna bağlıyorlar yani olayı, insanlar eksiklikleri, kusurları ve problemleriyle güzeldir.

Siz de dizi boyunca klonlanmış daha iyi bir versiyonunuz ile yaşamanın nasıl bir fikir olacağını düşünüyorsunuz.

İzlemek isteyenler için: Living With Yourself

** 2. sezon hakkında hala bir açıklama yok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir