The Circle [Film Özet]

Tom Hanks‘in oynadığı her filmi gözü kapalı izleyebilirim. Ve kadroda Emma Watson da olunca, eee konumuz da teknoloji ise, bu film izlenir diyerek gözü kapalı girdim olaya… Sonuna kadar izledim mi? Evet… Film muhteşem miydi? Hayır.

”Neden?” diye soracak olursanız. Filmin konusu çok basitti. Tabii bu basit konulardan güzel şeyler çıkmaz anlamına gelmesin, ama son zamanlarda çok işlenen bir konuya değinmişler. Neredeyse teknoloji ile ilgili tüm dizilerde aynı konu zaten karşımıza çıkıyor. Yine de sorgulanacak çok fazla şey olduğunu bize tekrar hatırlattığı için filme sonsuz teşekkürler. 🙂 (Kitap aslında 2013’te çıkmış. O an için konu basit olmayabilirdi, ama şimdiye gelince kitabı filme çevirmek için geç kalmışlar diyebilirim.)

The Circle Konusu

Yaprak Dökümü dizi olduktan sonra D&R’da kitabı görüp, ”Aaa Yaprak Dökümü’nün kitabı da çıkmış.” diyenlerden olmamak için bu filmin öncelikle Dave Eggers’ın ”The Circle” kitabından uyarmala olduğunu söyleyeyim.

Film; kişisel gizliliği hiçe sayan (tabii olayı böyle pazarlamıyorlar) bir teknoloji şirketinin, ”her anı” kaydederek, insanlara % 100 şeffaflık sunması ve bu şekilde daha az yolsuzluk, daha az cinayet vakası vb. durumların önüne geçebilecekleri iddası üzerine kurulu.

”Temiz bir toplum için 7/24 kayıt altında tutulmanız gerek.” 

Kayıt altında olursak, bakın ne kadar güzel bir dünya bizi bekliyor diyerek, bunu çalışanlarına ve topluma mükemmel bir şey gibi gösteriyorlar.

Ya kişisel gizlilik? Peki bu ne olacak? ”Bu yazıyı okuyanların %90’ı, ”Amannn benim kişisel bilgilerimi kim ne yapsın?” diyecek. Lütfen artık kurtulalım şu klişeden. Evet sizin kişisel bilgilerinizi tek tek bir şey yapmıyorlar. Ama tüm insanlığın kişisel bilgileri birleştiğinde durum öyle olmuyor.

 ”Eğer bir ürün için para ödemiyorsanız, o zaman satın alınan ürün sizsiniz demektir.” bunun üzerine biraz düşünün.

Filme geri dönecek olursak, Mae Holland (Emma Watson) babasının sağlık sorunları ve işi yüzünden yüzü gülmeyen bir insan. Circle’da çalışan bir arkadaşının yardımıyla şirketten bir mülakat koparıyor. Yalnız mülakatta ”En çok neyden korkarsın?” sorusuna güzel bir cevap verdi. Belki siz de kullanmak isteyebilirsiniz.

Velhasıl kelam, işi alıyor ve çalışmaya başlıyor. En başlarda hu huu ortam süper. Tam da Silikon Vadisi’ndeki şirketlerin bize gösterildiği gibi. İnsanları sosyalleştirecek her şey düşünülmüş. İnsanın sürekli işe gidesi gelir, öyle söyleyeyim.

Sonra ne mi oluyor?

Mae Holland kafasının bozuk olduğu bir gün şu ”her anı” kaydeden kameralar sayesinde ölümden kurtuluyor ve şirketteki yükselişi tam olarak orada başlıyor.

Eamon Bailey (Tom Hanks) patron. Hemen yanına çağırıyor kızı ve potansiyelini keşfetmeye çalışıyor. Aldığı cevaplar karşısında memnun. Tam istedikleri çalışanı buldular. Artık yem olarak herkesin önüne atabilirler.

Mae Holland bu ölüm vakasından kameralar sayesinde kurtulduğu için o da patronlarla aynı düşüncelere kapılıyor bir anda. Kıza takıyorlar bir kamera, 24 saat izleyebiliyorsunuz. Ben sosyal medyanın bir tık ötesi olarak görüyorum tüm bu olanları. Herkesin gezdiğini, yediğini, içtiğini görmekle tabii ki yetinmeyeceğiz. 24 saat izlememiz şart. 🙂

Tabii sonra olanlar oluyor. Mae Holland kişisel gizlilik yüzünden başına gelen binbir türlü olay sonunda, patronlarını da aynı şeyi yapmaya zorlayacak bir ortam hazırlıyor ve patronların bittiği an o an oluyor. Filmde zaten burada bitiyor. Bağlayamamışlar sonunu pek.

The End

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir