Yenilenebilir Enerjiyle İlgili En Merak Edilenler, Dünyada ve Türkiye’de Yenilenebilir Enerjinin Geleceği

Yenilenebilir Enerjiyle İlgili En Merak Edilenler, Dünyada ve Türkiye’de Yenilenebilir Enerjinin Geleceği

Dünyadaki enerjinin çoğunu, kömür, nükleer ve diğer yenilenemez enerji santrallerinden sağlıyoruz. Bu kaynaklardan enerji üretmek, küresel iklim değişikliğinin en önemli nedeni… Yenilenemez enerji kaynakları çevremizi, havamızı, toprağımızı, suyumuzu kirletiyor ve geleceğimizi risk altına sokuyor. Bu yüzden bugün yenilenemez enerji kaynaklarının alternatifi ve dünyanın en önemli gündemlerinden biri olan yenilenebilir enerji hakkında sizi bilgilendireceğim. Yine uzun bir yazı olacak. Yazı sonunda sizinle de kaynakları paylaştım. Daha detaylı bilgi almak isteyenler, kaynakları inceleyebilirsiniz.

Yenilenebilir Enerji Nedir?

Yenilenebilir enerji, fosil yakıtlar gibi yenilenemeyen kaynakların aksine doğada sürekli bulunan ve kullanıldığında tükenmeyen kaynaklardan üretilen enerjidir. En yaygın örnekleri rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle ve hidroelektriktir. Fosil yakıtlara dayanan geleneksel enerjiye bir alternatiftir ve çevreye daha az zararlıdır.

Temiz Enerji, Yenilenebilir Enerji ve Alternatif Enerji Arasındaki Farklılıklar

Birçok insan için, alternatif enerji, temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları arasındaki farklar açık olmasa da, her terimin kendine has bir tanımı var. Birbirine çok yakın gibi duran bu üç terim, aynı değil.

Şimdi tek tek tanımlarına bakalım.

  • Alternatif Enerji

Alternatif enerjiden bahsettiğimizde, geleneksel enerji kaynaklarını değiştirebilecek kullanılabilir enerji kaynakları kastedilir. “Alternatif enerji” terimi şu an nükleer enerji veya fosil yakıtlar dışındaki enerji kaynaklarını belirtmek için kullanılır.

Fakat nükleer enerjinin geleneksel enerjiye bir alternatif olarak değerlendirildiği zamanda da, nükleer enerji “alternatif enerji” olarak adlandırılmıştır.

Bugün ise, alternatif enerji, yenilenebilir enerji, temiz enerji veya her ikisi de olabilir.

  • Yenilenebilir Enerji

Yenilenebilir enerji, rüzgar, yağmur, güneş ışığı ve jeotermal ısı gibi yenilenebilir doğal kaynaklardan gelen her türlü enerjidir. “Yenilenebilir” olarak adlandırılıyor çünkü tükenmiyor. Bu kaynaklardan her zaman daha fazlasını elde edebiliyorsunuz.

Yükselen petrol fiyatları, mevcut fosil yakıt kaynaklarını tüketme ihtimali ve konvansiyonel enerji kaynaklarımızın olumsuz etkileri konusundaki endişelerden dolayı, ülkeler yenilenebilir enerjiye yönelmeye başladı.

Yenilenebilir enerji türleri arasında rüzgar enerjisi, kullanımı en çok artan enerji çeşididir.

  • Temiz Enerji

Temiz enerji, temiz, zararsız ve kirletici olmayan yöntemlerle oluşturulan herhangi bir enerji şeklidir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının çoğu aynı zamanda temiz enerji kaynağıdır. Fakat tüm yenilenebilir enerji kaynakları için temiz enerji demek doğru bir ifade değildir.

Örneğin, jeotermal enerji, yenilenebilir bir enerji kaynağı olabilir, ancak bazı jeotermal enerji süreçleri çevreye zararlıdır. Bu nedenle, yenilenebilir enerji her zaman temiz enerji değildir. Bununla birlikte, zararsız ve temiz başka jeotermal enerji türleri de vardır.

Gördüğünüz gibi alternatif enerji, yenilenebilir enerji ve temiz enerji birbirine çok benzeyen kavramlar. Fakat aralarındaki farklılıklar ile verilen örnekler, umarım kavramları daha iyi anlamanızı sağlamıştır.

Yenilenebilir Enerji Tarihi

  • M.Ö. 2000 – Su Çarkları Yenilenebilir enerji M.Ö önce Avrupa’da başlayan, yenilenebilir enerjinin kaba bir formudur. Fakat günümüzün teknolojik özellikleri için öncüldür. Her şey hidroelektrik santralinin arkasındaki çalışmaları taklit eden “su çarkları” ile başladı diyebiliriz. (Su çarkı, hareketli suyun enerjisini mekanik veya elektrik enerjisine dönüştürür.)
  • 1590’lar – Yel Değirmenleri Yel değirmenlerine yıllar önce, MS 635’te, Orta Doğu ve Orta Asya’nın büyük bölgelerine rastlamış olsa da, bugünün rüzgar türbinlerini etkileyen teknoloji, Hollanda’da mükemmelleştirildi.
  • 1860 – Dünyanın ilk güneş enerjisi sistemi Dünyanın ilk güneş enerjisi sistemi, 1860 yılında Fransız yatırımcı Augustin Mouchot tarafından icat edildi. Bir gün kömür tedarikimizin tükeneceğine dair öngörülerinin ardından Mochet, ‘güneş sayacında’ denemeler yaptı.
  • 1876 – Enerji üretmek için güneş pillerini kullanabilirsiniz! 1876 yılında Londra King’s College’da, Doğal Felsefe Profesörü William Grylls Adams’ın bulguları, güneş enerjisi çalışma alanlarındaki ilerlemede etkili oldu.
  • 1887 – Yel değirmenleri, II. Tur 19. yüzyılın sonlarına doğru rüzgar türbinlerinin yapıldığı Avrupa ve çevresi ilgi çekmeye başladı. Sadece bir yıl sonra, 1888’de, Charles F. Brush, Cleveland, Ohio’daki bir çiftlikte elektrik üreten ilk yel değirmenini icat etti. 1908’de Danimarka’da elektrik üreten 72 rüzgar türbini vardı. 1930’lara kadar rüzgar türbinleri ABD’de de yaygınlaştı. 2016 yılında dünya çapında yaklaşık 341.320 rüzgar türbininin çalışmakta olduğu tespit edildi. Öyle bir noktaya ulaşıldı ki, küresel rüzgar endüstrisi 2016’nın sonunda 1.555.000 iş yarattı.
  • 1905 – Albert Einstein ve “fotoelektrik etki” Ünlü fizikçi Albert Einstein, “fotoelektrik etki”yi mükemmelleştirdi. Bu alanındaki çalışmaları ile 1921’de Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı. Bugün güneş pilleri fotoelektrik olay prensibine ile çalışmaktadır.
  • 1927 – Rüzgar türbinleri ticari oldu 1927’de ilk ticari rüzgar türbinlerinin satışı yapıldı. Bu, ticari ölçekte bir yenilenebilir enerjinin ilk örneğidir.
  • 1935 – Hoover Barajı Colorado Nehri boyunca su akışını kontrol etmek ve Güney Kaliforniya ve Arizona’ya sabit bir su kaynağı sağlamak için inşa edildi. O sırada, ABD’nin en büyük hidroelektrik tesisi oldu.
  • 1958 – Güneş enerjisi güç kaynağı oldu 1958’de ilk ABD uydusu, güneş enerjisini güç kaynağı olarak kullandı.
  • 1978 – İlk güneş enerjili köy Arizona’daki Tohono O’odham Reservation, dünyadaki ilk güneş enerjili köy oldu.
  • 1996 – SOLAR Projesi İspanya’da, Mojave Çölü’nde (California) ve ABD’nin daha geniş bölgelerinde bulunan SOLAR Projesi, tümü teknolojiyi ilerletmek ve daha verimli yollar bulmak amacıyla ortaklaşa inşa edilen üç güneş enerjisi santralinden oluşmaktadır.
  • 2013 – Ivanpah Güney Kaliforniya Mojave Çölü’nde inşa edilen dünyanın en büyük konsantre güneş enerjisi santrali Ivanpah, teknolojinin ne kadar ilerlediğinin kanıtıdır. Dünya çapında yenilenebilir toplum için de bir dönüm noktasıdır. 4,000 dönüm araziyi kapsar ve inşaat maliyeti 2,2 milyar dolardır.

** 2013 sonra tüm dünyada yenilenebilir enerji ile ilgili çok büyük atılımlar yapıldığı için bunları tek tek listelemek yerine, konunun devamını diğer başlıklarda aktarmayı daha uygun buluyorum.

7 Yenilenebilir Enerji Kaynağı: Enerjinin Geleceği

En popüler yenilenebilir enerji kaynaklarını 7 başlık altında toplayabiliri.z

  • Güneş

Fotovoltaik (PV) sistemler, doğrudan güneş ışığını güneş panellerinin yardımı ile elektriğe dönüştürebilir. Güneş enerjisinin faydalarından biri, güneş ışığının işlevsel olarak sonsuz olmasıdır. Sınırsız bir güneş enerjisi kaynağı vardır. Fosil yakıtlardan ziyade güneş enerjisine güvenmek, halk sağlığını ve çevre koşullarını iyileştirmemize de yardımcı olur. Uzun vadede, güneş enerjisi, enerji maliyetlerini ortadan kaldırabilir ve kısa vadede enerji faturalarınızı azaltabilir. Birçok hükümet güneş enerjisi yatırımlarına indirim veya vergi indirimi sağlayarak insanları bu enerji kaynağına teşvik ediyor.

  • Rüzgar

Rüzgar enerjisi, temiz bir enerji kaynağıdır, fosil yakıtlar gibi havayı kirletmez. Rüzgar enerjisi, karbondioksit üretmez veya çevresel bozulmaya neden olabilecek asit yağmuru ve diğer ısı tutucu gazlar gibi insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek zararlı materyaller içermez.

Rüzgâr türbinleri çok az kirlilik oluştursa da, bazı şehirler gürültü ürettiğinden bunlara karşı çıkıyor. Rüzgar türbinleri ayrıca, türbinin kollarına çarparak ölen kuşlar yüzünden vahşi yaşamı da tehdit eder.

  • Hidroelektrik

Hidroelektrik enerjisi söz konusu olduğunda, barajlar insanların en çok ilişkilendirdikleri şey. Büyük ölçekli projeler, su altı türbinleri gibi küçük ölçekli projeler, küçük nehirler ve akarsulardaki barajlar kullanılarak hidroelektrik enerji üretilebilir. Hidroelektrik enerji kirlilik oluşturmaz ve bu nedenle çevremiz için çok daha çevre dostu bir enerji seçeneğidir.

Her ne kadar hidroelektrik enerji havayı kirletmese de, su yollarını tahrip eder ve içinde yaşayan hayvanları olumsuz yönde etkiler, birçok balık bu yüzden göç yollarını değiştirir.

  • Jeotermal

Jeotermal ısı,  4.5 milyar yıl önce Dünya oluşurken yer kabuğunun altında kalan ısıdır. Bazen bu ısı volkanik patlamalar ve gayzer gibi bilinen olaylarla sonuçlanır. Jeotermal enerji, diğer yenilenebilir enerji kaynakları kadar yaygın değildir, ancak enerji arzı için önemli bir potansiyele sahiptir. Yeraltında inşa edilebildiğinden, arazide çok az yer kaplar. Jeotermal enerji doğal olarak yenilenir ve bu nedenle tükenme riski yoktur.

Jeotermal enerjinin dezavantajları söz konusu olduğunda, maliyet önemli bir faktördür. Altyapıyı inşa etmek sadece pahalı olmakla kalmaz, aynı zamanda bir başka önemli endişe de, dünyanın belli bölgelerinde depremlere karşı kırılganlığıdır.

  • Okyanus

Okyanus iki tür enerji üretebilir: Termal ve mekanik. Diğer yenilenebilir enerji türlerinin aksine, dalga enerjisi tahmin edilebilirdir ve üretilecek enerji miktarını tahmin etmek kolaydır. Güneş ve rüzgar gibi çeşitli faktörlere güvenmek yerine, dalga enerjisi çok daha tutarlıdır. Bu tür yenilenebilir enerji de bol miktarda bulunmakta olup, en kalabalık şehirler okyanuslara ve limanlara yakın olma eğilimindedir. Bu da enerjiyi yerel halk için daha kolay kullanmak anlamına gelir.

Okyanusa yakın yaşayanlar dalga enerjisinden yararlanabilir, ancak karada olan ülkelerde yaşayanlar bu enerjiye erişemez. Okyanus enerjisinin bir diğer dezavantajı, okyanusun birçok hassas ekosistemi rahatsız etmesidir. Çok temiz bir enerji kaynağı olmasına rağmen, bu form enerjiyi kullanmak için okyanus tabanında deniz yaşamında aksamalara neden olabilecek büyük makinelerin inşa edilmesi gerekir. Dikkate alınması gereken bir başka faktör de havadır. Sert havalarda dalgaların tutarlılığı değişir, böylece normal dalgalara kıyasla daha düşük enerji çıkışı üretir.

  • Hidrojen

Hidrojen, daha az kirliliğe ve daha temiz bir ortama neden olan temiz bir yakıt olarak kullanılabilir. Aynı zamanda, akülere benzeyen yakıt hücreleri için ve bir elektrik motorunu çalıştırmak için de kullanılabilir.

Hidrojenin üretilmesi için enerjiye ihtiyaç duyması nedeniyle, kirlenmenin önlenmesi söz konusu olduğunda verimsizdir.

  • Biyokütle

Biyoenerji, biyokütleden elde edilen yenilenebilir bir enerjidir. Biyokütle, yaşayan bitki ve organizmalardan gelen organik bir maddedir. Şöminede ahşabı kullanmak çoğu insanın aşina olduğu bir biyokütle örneğidir.

Biyokütle kullanımıyla enerji üretmek için kullanılan çeşitli yöntemler vardır. Bu, biyo-kütlenin yakılması, organik maddelerin göletlerdeki veya çöp alanlarındaki doğal ayrışmasından kaynaklanan metan gazının kullanılmasıyla yapılabilir.

2017’de, biyokütleden elde edilen enerji, ABD’de kullanılan toplam enerjinin yaklaşık %5’ini oluşturuyordu. Bu enerji, odun, etanol gibi biyoyakıtlar ve çöp alanlarından toplanan metandan ya da belediye atığından elde edilen enerjiden geliyor.

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Önemi

”Neden yenilenebilir enerji kullanmalıyız?” sorusunun cevabını ve yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini 3 ana başlık altında toplayabiliriz.

  • Fosil yakıtlardan sera gazı emisyonu üretmeyen enerji üretmek ve hava kirliliğini azaltmak.
  • Enerji arzının çeşitlendirilmesi ve ithal yakıtlara bağımlılığın azaltılması.
  • İmalat, kurulum ve daha birçok alanda ekonomik gelişme ve iş yaratma.

Yenilenebilir ve Yenilenemez Enerji Kaynaklarının Karşılaştırılması

Yenilenebilir ve yenilenemeyen kaynaklar arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri gözden geçirelim…

Farklılıklar

Defalarca kullanılsa bile sonsuz kullanım sağlayan doğal kaynaklar yenilenebilir kaynak, bir kez kullanıldıktan sonra tükenen kaynaklar yenilenemez kaynaklardır, bunlar dünyanın milyonlarca yıl önce derinliklerinde oluşmuştur.

Yenilenebilir kaynaklar: Güneş, su, rüzgar vb.

Yenilenemez kaynaklar: Benzin, kömür, nükleer enerji, doğal gaz vb.

Yenilenebilir kaynaklar tekrar tekrar kullanılabilir, çünkü bunlardan bol miktarda bulunur, oysa yenilenemeyen kaynaklar sınırlı bir tedarik kaynağına sahiptir ve bir kez kullanıldığında geri kazanılamaz.

Yenilenebilir kaynaklar herhangi bir kirliliğe neden olmaz. Kömür, benzin gibi yenilenemeyen kaynaklar yakıldığında ise, kirlilik ve karbondioksit oluştururlar. Çevre dostu değillerdir.

Benzerlikler

Doğada bulunan her iki tür kaynak da kullanılabilir durumda.
Her iki tür enerji de değerlidir ve dezavantajlarının yanı sıra avantajları da vardır.

Yenilenebilir Enerji ve Dünya

Yenilenebilir Enerji Üreten Ülkeler 

Çin, ABD, Brezilya ve Kanada yenilenebilir enerji üretiminde dünyaya liderlik eden ülkelerdir.

Avrupa’da Yenilenebilir Enerji

İngiltere merkezli enerji veri hizmeti sağlayıcısı ve danışmanlığı EnAppSys’in, Avrupa enerji piyasası hakkındaki incelemesine göre, Avrupa’da, yenilenebilir enerji kaynakları 2019’un ilk ve ikinci çeyreğinde fosil yakıtlardan daha fazla enerji üretti. Nisan ayından Haziran sonuna kadar çeşitli yenilenebilir kaynaklardan toplam 245,8 TWh elektrik üretildi.

Şirket raporuna göre, Avrupa’da nükleer santraller, 2019 yılının ikinci çeyreğinde, toplam elektriğin %28,2’sini oluşturan baskın bir oyuncuydu. Nükleer enerjiyi; %17,5 ile doğal gaz, %17 ile kömür / linyit tesisleri, %14,7 ile rüzgar, %11,5 ile güneş, %6,5 ile biyokütle, %3,4 ile hidro enerji üretimi takip etti.

Kömür ve linyit, 2015’ten bu yana % 33’lük pazar payını kaybetti, ancak bunlar büyük oranda gazla yer değiştirdi. Gaz üretimi, karbon emisyonları açısından bir avantaj sunar; bununla birlikte, büyük çaplı bir dağıtım, herhangi bir ciddi iklim değişikliği azaltma hedefini desteklemekte başarısızdır.

Yenilenebilir Enerji Kapasitesi

IEA, Yenilenebilir Enerji Kapasitesinin 2024’te dünya çapında %50 fazla büyüyeceğini söyledi.
Beklenenden daha hızlı büyüme, büyük ölçüde güneş enerjisindeki artış sayesinde gerçekleşecek.

Bu büyüme aslında, düşen teknoloji maliyetleri ve hükümet politikalarından kaynaklanıyor. Güneş enerjisi bu büyümenin neredeyse %60′ını oluşturacakken, rüzgar ise %25‘ini oluşturacak.

Bu arada, 2024’te yenilenebilir enerjinin toplam enerji üretim payının %30’a yükselmesi bekleniyor. Bugünkü %26’lık orana göre %4’lük bir artış söz konusu olacak.

IEA Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Birol, “Yenilenebilir enerji kaynakları dünyanın ikinci en büyük elektrik kaynağı konumunda. Maliyetler düşmeye devam ettikçe, solar PV dağıtımını hızlandırmak için artan bir teşvikimiz var.” dedi.

Türkiye’de Yenilenebilir Enerji

Türkiye 2024’te, güneş enerji tesislerinden sağlanacak yenilenebilir enerji kapasitelerinde öngörülen % 50 artış ile dünyanın 11., Avrupa’nın ise en büyük 5. yenilenebilir enerji ülkesi olacak.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) en son tahminine göre, Türkiye’nin 2019 ve 2024 arasındaki toplam yenilenebilir enerji kapasitesine yaklaşık 21 GW eklemesi ve toplam 63 GW’a ulaşması bekleniyor.

2024’te Türkiye’den daha fazla yenilenebilir enerji kapasitesine sahip olacağı tahmin edilen dört Avrupa ülkesi: Almanya, Fransa, İspanya ve İtalya.

2024’te Türkiye’nin güneş enerjisi kapasitesinin %198 oranında artacağı tahmin ediliyor. Rapora göre, ülke 2018’in sonunda 5,1 GW güneş enerjisine sahipti.

Türkiye’deki rüzgâr gücü kapasitesi de 2024 yılına kadar 5,9 GW artarak 12,9 GW olacak.

Avrupa Komisyonu’nun son raporuna göre, Türkiye yenilenebilir enerji sektöründe ve enerji verimliliğinde iyi bir ilerleme kaydetti.

IEA’nın raporuna göre, küresel yenilenebilir enerji kapasitesi ise 2024’te %50 artarak 3.700 GW olacak. Dünyadaki yenilenebilir enerji enerji kapasitesi, 2019 ve 2024 yılları arasında evlerde, binalarda ve endüstri genelinde güneş fotovoltaik (PV) tesisatları sayesinde %50 artacak. Dağıtılmış solar PV sistemleri ana büyüme faktörü olacak.

Çin, 2018 sonunda sağladığı 730 GW enerjiyi 2024 yılında 1.219 GW’a yükselterek yenilenebilir enerjide dünya lideri olmaya devam edecek.

Yenilenebilir Enerjinin Geleceği

Dünyadaki birçok devlet, yenilenebilir enerjinin geleceğini güvence altına almamız gerektiği konusunda herkesi uyarıyor. Küresel enerji ihtiyaçları arttığı için, bizi bu noktaya getiren fosil yakıtlara güvenimiz yok. Aslında olay sadece azalan fosil kaynaklarıyla ilgili değil; bu yakıtların kullanımı soluduğumuz havayı ve yaşadığımız toprağı da zehirliyor.

Yenilenebilir enerji, dünyadaki enerji üretiminin geleceği, ancak hiç kimse yıllar içinde yenilenebilir enerji kullanımlarının nasıl değişeceğini kesin olarak söyleyemez. Maliyet, arz ve talebin günümüzdeki ekonomik itici güçleri, daha verimli yenilenebilir teknolojiler tasarlama ve üretme kabiliyetimiz, yenilenebilir enerjinin geleceğini şekillendirecek.

Gelecekte enerjimizi nereden alacağız?

Güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi, dünyanın en büyük yenilenebilir enerji kaynağı ve her yıl popülerlik kazanıyor. Önümüzdeki yıllarda rüzgar ve güneşin ürettikleri enerjinin kWh maliyeti düşmeye devam edeceği için önemini yitirecek gibi durmuyor.

Gelecek için diğer önemli enerji kaynakları ise, yeni nükleer enerji ve jeotermal enerji. Nükleer enerji ile ilgili şu an dünyanın ciddi şüpheleri olsa da, teknoloji geliştikçe nükleer enerjinin merkezi fosil yakıtlı enerji santralleri için uygun bir alternatif haline gelmesi olası.

Jeotermal enerji ise, yenilenebilir enerji bir başka seçenek, ancak coğrafya ile sınırlı. Bu yüzden gelecekte rüzgar ve güneş enerjisi kadar popüler olması olası değil.

Yenilenebilirler enerjinin geleceğini pil depolama ile garantiye almak

Enerjinin verimli kullanılmasının bir diğer anahtarı depolama alanları. Güneş panelleri ve rüzgar türbinleri gibi hava şartlarına dayanıklı yenilenebilir enerji jeneratörleri, doğal olarak yüksek üretim dönemlerinden ve daha yavaş dönemlerden geçer. Düşük maliyetli enerji depolaması, yoğun dönemlerde üretilen fazla enerjinin, üretim düşük olduğunda boşlukları kapatmak için kullanılabilmesini sağlamak için önemli bir anahtardır.

Pil depolama teknolojisi ilerliyor. Yıllar geçtikçe, uzun süre enerji depolamak için daha ucuz ve daha iyi hale gelecek. Bu alandaki ilerleme, önümüzdeki yıllarda bataryaların hiç kuşkusuz gelişmeye devam edeceği, ancak şu anda mevcut olan seçeneklerin güneş enerjisi tesisatlarına paha biçilmez katkılar sağladığı anlamına gelir.

Güneş Enerji Sektörünün Geleceği

Güneş enerjisinin geleceği, günümüzdeki güneş panellerinin kullanımını teşvik etmek için yürürlükte olan devlet sübvansiyonlarının yanı sıra son gelişmeler sayesinde ümit verici görünüyor.

İnsanların yenilenebilir enerji kullanırken karşılaştıkları en büyük zorluklardan biri bu enerjiyi toplamaktır. Bununla birlikte, güneş panellerinin gelişmesiyle birlikte bu problem kolayca halledililecek gibi duruyor.

Güneş Enerjisinin Gelecekteki Yeri

Mevcut eğilimlere göre, dünya çapında güneş enerjisi pazarının 2023 yılına kadar 366 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Önümüzdeki yıllarda güneş enerjisinin sadece kullanımda olması değil, aynı zamanda başarıyla depolanabilmesi beklenmektedir. Bu nedenle, yenilenebilir enerjinin geleceği gelecekte umut verici görünüyor.

Özetlemek gerekirse, mevcut eğilimler, gelecekte güneş enerjisinin büyük oranda kullanılabileceğini gösteriyor. Güneş enerjisi sadece dünyada var olan enerji açığını kapatmakla kalmayıp aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadelede, temiz enerji sağlamayı da vaat ediyor.

Teknolojideki gelişmelerle birlikte, maliyetlerdeki düşüş ve kolay kurulum nedeniyle daha fazla insanın güneş enerjisine geçmesi olası.

Güneş enerjisinin yaygınlaşması gelecek için mükemmel bir beklenti, çünkü uzun vadede para tasarrufu sağlar ve aynı zamanda çevreye yardımcı olur.

Türkiye’nin Güneş Enerjisi Politikası

Yenilenebilir enerji potansiyelinden yararlanmak isteyen ülkemiz, 2014 yılında, “2023 Vizyonunun” bir parçası olarak, ülkenin alternatif enerji kaynaklarını önemli ölçüde artırmayı planladığını duyurmuştu. İlk olarak, 34 gigawatt (GW) hidroelektrik kapasitesi, 20GW rüzgar enerjisi, 5GW güneş enerjisi, 1GW jeotermal ve 1GW biyokütle kurmayı hedefledik. Girişimin başarısı ilk beklentileri aştı. 2016’da Türkiye’nin güneş enerjisi sektöründeki rakamlar, ülkenin planlanan güneş enerjisi hedefini aşacağı yönünde. Bu plan, yenilenebilir enerji kaynaklarının 2023’te Türkiye’nin enerji ihtiyacının %30’unu karşılayacağı anlamına geliyor.

Enerji Bakanlığı, 2017 yılında, Türkiye’nin elektrik ihtiyacının üçte ikisini yerel kaynaklardan karşılamayı umduğunu belirtti.

Yenilenebilir enerji, siyasi olaylarla bile şekillenen riskli ithalatın yanında, bizim için güvenilir bir alternatif olabilir. Jeopolitik konumumuz düşünüldüğünde, enerji güvenliği bizim için kilit bir siyasi düşünce olacaktır.

Sürdürülebilir Güneş Enerjisini Yönetmek

Türk enerji vizyonu, güneş enerjisi ihaleleriyle de ne kadar proaktif bir duruş sergilediğini gösterdi. İhaleleri kapsayan mevzuat, ihale sahiplerinin Türkiye’de üretilen teçhizatı kullanmalarını veya kendi teçhizatlarını Türkiye’de üretmelerini zorlayan bir madde içeriyor. Ayrıca, ihale sahibinin istihdam ettiği her 5 mühendisden 4’ünün Türk olması gerekiyor. Bu,  yenilenebilir enerji sektörünün sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçladığını gösteriyor.

Ülkemizin yenilenebilir enerji mevzuatının en iyi örneklerinden biri olan Türkiye’nin ilk entegre güneş pili ve panel üretim tesisi Karapınar bölgesinde açıldı. 1.000 megawatt (MW) üretme kapasitesiyle, yaklaşık 600.000 haneye enerji vermesi öngörülen Karapınar’ın, dünyanın en büyük güneş enerjisi santrallerinden biri olması hedefleniyor.

2023 vizyonunun her şeyden önce bir ekonomik büyüme programı olduğunu hatırlamak önemli. Ülkemiz, gelecekteki ekonomik refah umutlarını yenilenebilir enerji ile sağlamayı amaçlayan ilk ülke değil. Almanya ve Çin de, bu endüstride başı çeken ülkeler. Her iki ülkenin de yenilenebilir enerji stratejisinin merkezinde, yerli üretiminin geliştirilmesi var (güneş panelleri ve bileşenler için). Stratejileri doğrultusunda Almanya son yıllarda güneş panelleri için Çin fiyatlarıyla rekabette mücadele etti, bu Türk üretiminin de karşı karşıya kalacağı bir zorluk olacak.

Türkiye’de yeşil enerjiye dönüş sadece yerli potansiyele sınırlı değil. Ülkemiz yıllardır Afrika ile bağlar kuruyor. Dünyanın elektrik talebinde en hızlı büyüyen pazarlarından biri olan Afrika, gelecekte Türk güneş ekipmanlarının ihracatı için önemli ve karlı bir pazar olarak lanse ediliyor.

Güneş enerjisi, öngörülebilir gelecek için Türkiye’nin enerji arzının kilit bir ayağı gibi görünüyor. Güneş enerjisi sektörü ve destek sanayileri önümüzdeki yıllarda, Türkiye’nin ekonomik büyümesini güçlendirecek.

Kaynak: projectsolaruk, evoenergy, studentenergy, ukutilitiesltd, justenergy, biodifferences, worldatlas, interestingengineering, interestingengineering, fanacak, balkangreenenergynews, pv-magazine,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir